ELMAS

En belirgin özelliği sertliğidir. Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir. Keza dayanıklılığından ve ışığı çok iyi kırmasından dolayı kıymetli bir ziynet eşyasıdır.

Elmasın tartılmasında ölçü birimi olarak karat kullanılır (1 karat 200 miligrama eşittir).Karat İngilizce olup Arapçası Kırat tır. Kırat keçiboynuzu çekirdeğidir, bu çekirdeklerin ağırlıkları birbirinin aynı olması sebebiyle 1 gr'dan küçük ağırlıkların ölçüsünde kullanılmaktaydı. 1 karatın ağırlığı 0,200 gr. olarak kabul edilmiştir.

Elmasın optik özellikleri ona güzellik ve kıymetli ziynet eşyası özelliğini vermektedir. Işığı kırma indisi çok yüksektir (2,417). Yâni içeri kabul ettiği ışın yansıttığı ışına göre fazladır. Keza ışını disperse etme (yâni, beyaz ışını renklere ayırma) kabiliyeti de oldukça yüksektir.

Elmas, mükemmel bir elektrik izolatörüdür. Keza ısı iletkenliği en yüksek olan maddedir. Bu özelliğinden dolayı zarar görmeden kesilebilir.

Elmasın 57 fasetli özel kesilmiş haline pırlanta denir. Pırlanta üzerinde 57 faset bulunur. Faset, ışığı yansıtan açılı yüzeylere verilen isimdir. Önemli özelliklerinden biri de her şeyi kesebilmesidir. Bir diğer özelliği ise fazla kırılgan olmamasıdır. Elmasın içine girebilen tek şey ışıktır.

Pırlanta Kesim

Bir elmasın özelliklerinden birçoğunu doğa belirler, ancak taşın gerçek pırıltısını, ateşini ve nihai güzelliğini ortaya çıkartmak deneyimli bir kesim ustasının becerisine bağlıdır. Boyutu ve şekli ne olursa olsun, iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi fasetlere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ateşli ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin ya da çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedilir. Bu yüzden pırlantanın parlaklığı ve değeri azalır. 
 

Pırlanta kesimi, taşın simetrisi ve boyutlarıyla ilgili bir özelliktir. Renk ve berraklık olarak çok iyi olan bir pırlanta, hatalı bir kesimden dolayı mat görünebilir. 

Bu nedenle kesim çok önemli bir özellik olmasının yanında, pırlantanın değerini belirleyen 4 özellikten doğrudan insan etkisine açık tek özelliktir. Pırlantalar genelde birbirini tam açıyla kesen 57 fasetten oluşmaktadır. 

Bir pırlantanın kesimi görsel boyutunu da etkileyebilir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta, kesimlerinin derinliği ya da şekline bağlı olarak değişik boyutlardaymış gibi gözükebilir. 

Kesim sözcüğü ile aslında pırlantanın şekli de ifade edilir. Yuvarlak, kare, damla ya da kalp şekilleri en çok bilinenler arasındadır ama ilerleyen teknoloji sayesinde çok daha farklı şekiller ve kesimler de ortaya çıkmaktadır.  Pırlanta kesim şekillerinin hepsinde aynı yüksek kalite standartları uygulamaktadır. Türkiye'de üretilen ve satılan ürünlerin büyük bir kısmını yuvarlak kesim pırlanta oluşturmaktadır. 

Pırlanta kesim şeklinizi seçerken beğenileriz kadar el ve parmak yapınızın şekli, takınızı kullanmayı düşündüğünüz ortamların da önemi vardır. İnce ve kısa parmaklar için özellikle yuvarlak kesim pırlantalar önerilirken, daha kalın parmaklarda prenses, zümrüt kesim ve markiz gibi daha yassı kesimler tercih edilebilir. Ayrıca merkezde büyük bir pırlanta ve çevresinde küçük boyda pırlantalarla takınızı farklılaştırabilir ve daha göz alıcı bir hale getirebilirsiniz. 

Yuvarlak 
Yuvarlak kesim pırlantalar, günümüzde en çok kullanılan ve en çok talep edilen pırlanta kesim şeklidir. Pırlanta kesim ustaları 100 yıldır yuvarlak bir pırlantada ateş ve parlaklığı en iyi şekilde yansıtmak için ışığın davranışlarını ve ileri matematiğin teorilerini kullanmaktadırlar. Buna en uygun olan kesim yuvarlak kesimdir.

Prenses 
Prenses kesim, yuvarlak kesimden sonra en popüler olan kesimdir. Farklı kesim şekli ve ışığı çok iyi yansıtma becerisi sayesinde özellikle tek taş yüzüklerde talep edilmektedir. Prenses kesim geleneksel bir kare formatında olmakla birlikte, bazı kesimlerde kenarlardan biri diğerine % 5-10 daha uzun olabilir.

Zümrüt Kesim
Zümrüt kesim çok eski yıllardan beri elmaslarda kullanılan bir kesim şeklidir. Basamaklı bir yapıya sahip olan bu kesimde, taşın tabla kısmı açık ve geniştir. Taşın içerisindeki tüm izler ve lekeler diğer kesimlere göre daha çok görünür. Bu nedenle özellikle Zümrüt kesimde berraklık çok önemlidir. Zümrüt Kesim taşlar genelde yanında yuvarlak kesim taşlarla kullanılır. Zümrüt kesimdeki en ideal oran uzun olan kenarın kısa kenardan % 30-40 uzun olmasıdır.

Markiz 
Markiz kesim, carat ağırlığını azami dereceye çıkarabilir, bu şekilde daha düşük caratlı bir pırlanta daha büyük görünür. Markiz kesim ayrıca parmakları ince ve uzun gösterir. İdeal kesim markiz pırlanta da en boy oranı 1,75 ve 2,25 arasındadır.

Oval 
Oval kesim yuvarlak kesime benzer bir parlaklığa sahiptir. Oval kesim pırlantalar özellikle tektaş yüzük kullanımında popülerdir ve parmakları daha zarif gösterir. İdeal oval kesim pırlanta da en boy oranı 1,33 ve 1,66 arasındadır.

Damla 
Gözyaşı olarak ta adlandırılan damla kesim pırlanta, tek bir noktadan başlar ve yuvarlak bir şekilde son bulur. Özellikle kolye ve küpelerde kullanılan bu kesim kullanılan ürünü size has bir hale dönüştürür. İdeal damla kesim pırlanta da en boy oranı 1,33 ve 1,66 arasındadır.

Kalp 
Kalp aşkın en bilinen sembolüdür. Kalp kesim pırlantalarla aşkın simgesini en ışıltılı ve benzersiz bir şekilde ortaya çıkartan ürünler şıklığınıza katacağı değerler dışında duygusal anlamı ile de göz alıcı olacaktır. Kalp kesim pırlantaların J color ve üstü olması tercih edilir. İdeal kalp kesim pırlanta da en boy oranı 0,99 ve 1,10 arasındadır.

Karat
Karat pırlantanın ağırlığına göre tespit edilir. 1 karat yaklaşık 200 miligramdır. Mücevher sektöründe satışı ağırlıkta olan pırlanta 1 karattan azdır. Bu da puanla belirlenir. 1 karat 100 puan olarak belirlenir. Yarım karat 50 puandır ve 0.50 ct şeklinde yazılır. 

Aşağıda pırlantaların büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir. 

Bir taşın ağırlığı ile büyüklüğünü karıştırmamanız gerekir. Diğer taşların tespitinde kullanılan karat miktarları ile pırlantanın karat ölçüsü farklı olacaktır. Çünkü farklı minerallerin farklı yoğunlukları vardır. Bunun yanında aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatı berraklık, renk ve kesime göre aynı olmayacaktır.

Pırlanta alırken en büyük pırlantanın en iyisi olacağı düşüncesinden kesinlikle kurtulmanız gerekir. Bir pırlantanın değeri büyüklüğüne göre değil aşağıda ayrıntısıyla belirleyeceğimiz 4C özelliğine göre belirlenir. 4C özelliğini ne kadar iyi bilirseniz alacağınız pırlantayı o kadar iyi tanımış olursunuz.

BERRAKLIK

Berraklık, pırlantanın ne kadar "temiz" olduğunu gösterir. Bu şekilde pırlantanın içeriğinde bulunan ve doğasından kaynaklanan izlerin (çizikler, mineraller ve küçük karakteristik oluşumlar) ne düzeyde olduğu belirlenir.

Bu izlerin sayısı, türü, rengi, boyutu ve konumu da pırlantanın değerini etkileyebilir ve çoğu görüntüyü 10 kez büyüten bir mercek ile ancak uzmanlar tarafından görülebilir. Hatta bu mercekle bile en küçük kusurları bulmak çok zor olabilir.

Berraklık derecesi, küçük pırlantalarda gözle görülebilir bir etki yaratmamaktadır. Berraklık, özellikle büyük ebatlı ve geniş fasetli pırlantalarda ön plana çıkan bir özelliktir. Pırlantanın 4C özelliklerinden en az dikkat edilen özelliktir. Taşın kesim şekli ve kesim kalitesi, taşın parlaklığında berraklıktan daha etkilidir. 

FL, IF Flawless, Internally Flawless : İç kısımları ve yüzeyi lekesizdir. IF, sadece üzerindeki küçük dış yüzey lekeleri olabilir. Bu pırlantalar çok nadir ve çok güzeldir.

VVS1,VVS2 Very, Very Slightly Included: 10 kat büyütecin altında bile görülmesi çok zor olan lekelerdir. Mükemmel kaliteli pırlantalardır.

VS1,VS2 Very, Slightly Included: 10 kat büyütecin görülmesi zor olan lekelerdir. Mükemmel kaliteli pırlantalardır.VVS1 ve VVS2 pırlantalardan fiyat olarak daha düşüktür.

SI1,SI2,SI3 Slightly Included : 10 kat büyütecin altında görülebilen, çıplak gözle görülmesi zor olan lekelerdir. En çok satılan pırlanta berraklık düzeyidir.

RENK

Renk özelliği bir pırlantanın sarılığına göre ölçülür. En kıymetli pırlanta renksiz olanıdır ve çok pahalıdır. Nadir bulunurlar. 
G.I.A (The Gemological Institude of America)'nın tablosuna göre, Alfabetik sıra ile D'den W'ya kadar olan harfler pırlantanın renk oranını gösterir.

Pırlantalar, aşırı ısı ve basınç altında oluşur ve diğer elementlerin zerreleri de bu oluşum sırasında Pırlantaların atom yapısına dahil olabilir, dolayısıyla da renk çeşitliliği doğar. Bu zerreler o kadar küçüktür ki, 'milyonda bir' ile ifade edilir. İdeal laboratuar koşulları olmadan tek bir sınıfın ayırt edilmesi, bir uzman tarafından bile, son derece zordur.

En nadir bulunan ve en beyaz olanlar D,E,F ve G'dir. Ama çoğunlukla pırlantalar H ve L arasındadır. M ve Z arasındaki pırlantalarda ise gözle görülür bir sarı tonu vardır. Alacağınız pırlantanın rengini anlamak için colorimetre'den bir çıktısını isteyin. Diğer pırlantalarla karşılaştırın ve sertifikasının doğru olduğundan emin olun.

Renk, kontrollü uygun aydınlatma koşulları altında Pırlanta yukarıdan aşağı gözlemlenerek belirlenir ve sınıflandırılmadan önce gözlemin doğruluğunu saptamak üzere bir ana setle karşılaştırılır.

Pırlantalar doğrudan renkleriyle kıyaslanırken, çoğu müşteri, taşlar en az iki ya da üç ayrı renk grubundan olmadıkça herhangi bir fark göremez.

Renk Sınıflandırması

D: Tamamen renksiz. En nadir renk sınıfıdır. 

E: Renksiz. Sadece uzman cevher bilimciler, E sınıfı taşlardaki hafif rengi saptayabilir, ancak bu renk belli belirsizdir. 

F: Renksiz. 'F' renksiz sınıflar arasında en alt sınıftır. 

G-H: Çok hafif renkli. Daha iyi renk sınıflarıyla kıyaslandığında çok hafif bir renk saptanabilir, ama çok daha değerlidir. 

I-J: Hafif renkli beyaz. Renk bir parça saptanabilir. 

K-M: Sarı renk görülür. 

N-Z: Sarı, kahverengi ve gri renkler görülür. Genellikle "şampanya Pırlantaları" diye adlandırılır.

 

Pırlanta Bakım

En iyi bakım; Mücevheratınızı firmamıza getirerek senede bir kere bakım yaptırmanızdır. Bu bakımda Altın kısmı parlatılıp, ürünün kontrolü yapılarak aldığınız, ilk gündeki temizlikte verilir. Bu bakım Sümerler Kuyumculuk tarafından ücretsiz olarak yapılmaktadır. 

Bakım: Mücevherinizin bir ömür boyu kullanılmasını sağlamak için, dikkat ve itina ile bakılması ve korunması gerekir. Doğada, bir elmasın kristalleşmesi için milyonlarca yıllık ısı ve basınç gerekir. Bu durum mücevherlerinizin mümkün olan en iyi şekilde bakımının yapılmasını ve en parlak şekilde korunmasını gerektirir. 

AMONYAK BANYOSU: Bir birim amonyak ve altı birim ılık sudan oluşan bir solüsyon hazırlayınız. Fırçalayınız. 

DETERJAN BANYOSU: Herhangi bir yumuşak ev tipi sıvı deterjan kullanarak bir küçük kaba ılık köpük hazırlayınız. Klor ihtiva eden herhangi bir temizleyici madde kullanmadığınızdan emin olunuz. Sabun köpüğü oluşturuncaya kadar, fırçalayınız. Mücevherinizi, bir süzgeç üzerine koyarak ılık su ile durulayınız. 

SOĞUK SU BANYOSU: Bir birim çok yumuşak bulaşık deterjanı ve dört birim soğuk sudan oluşan bir solüsyon hazırlayınız. Yarım saat mücevheri bu solüsyonda bekletiniz. Daha sonra çıkarıp fırçalayınız. Parçaları yeniden solüsyondan geçiriniz. Yukarıda belirtilen solüsyonlardan herhangi birini hazırlayınız. Yumuşak ve metalik olmayan bir fırça ile mücevherinizin yuva, tırnaklar ve sivri uçlar etrafındaki kirini yumuşak dokunuşlarla temizleyiniz. Kâğıt havlu ile kurulayınız. 

Koruma: Kaba işlerle uğraşırken mücevherinizi kullanmayınız ya da takmayınız. Mücevherlerinizi güçlü klorlu çamaşır suyu ile temas etmesine izin vermeyiniz. Bu, mücevherinize zarar vermez ama metal renginin matlaşmasına ya da bozulmasına neden olur. Mücevherlerinizi karışık bir şekilde bir mücevher kutusuna koymayınız. Birbirlerini çizmeleri mümkündür. Mücevherlerinizi kâğıt mendile sararak küçük bir plastik torbada ya da kese içinde saklayınız. İnci, zümrüt gibi değerli taşların canlılığını kaybetmemesi için hava alması ve ten teması gerektiğinden uzun süreli kapalı bırakmayınız.


 


ELMAS


ALYANSLAR


PIRLANTA
HABERLER & DUYURULAR
KURUMSAL KOLEKSİYONLAR E-BÜLTEN SOSYAL MEDYA_ _ _ _ _ _ _ Bizi Takip Edin